Metyu Brayza: ‘Rusya Türkiye Üzerinden Azerbaycan ve Gürcistan’ı Oyundan Kənar Bırakmaya Çalışıyor’

Amerika’nın eski Bakü Büyükelçisi Matthew Bryza, Rusya’nın aslında terörizmi bahane ederek kendi çıkarları için Suriye’de bulunduğunu ve terör örgütlerine yaptığı saldırılarda sivil kayıpların önüne geçmek için herhangi bir adım atmadığını savundu. Bryza, Rusya-Türkiye yakınlaşmasına farklı bir bakış açısı getirdi ve Rusya’nın asıl amacının Türkiye’yi kullanarak Gürcistan ve Azerbaycan’ı daha fazla kontrol altına almak, aynı zamanda Rus gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştırmak olduğunu belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı’nda uzun dönem diplomat olarak görev yapan Bryza, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın matem havasını olumlu bir ortama çevirmeye çalıştığını söyledi. Bryza’ya göre ayrıca, Türkiye’deki son saldırılar, sistemin içine işlemiş kontrol dışı unsurların halen faaliyette olduğuna işaret ediyor:

“Ben bu dehşet verici olayın Türkiye-Rusya ilişkilerinin ilerlemesine yol açacağını düşünüyorum. Bu son saldırı, yalnızca elçilerin güvenliklerinin tehlikede olmadığına, aynı zamanda Türkiye’de sistemin içine işlemiş kontrol dışı unsurların da halen faaliyette olduğuna işaret ediyor. Ben Türk halkının genel görüşünün, Rusya ile ilişkilerin ilerletilmesinden yana olduğunu düşünüyorum. Putin ve Erdoğan da, halkın bu fikrine, davranışlarıyla katıldıklarını gösteriyor. Bu yas havasını olumlu bir ortama çevirmeye çalışıyorlar ki bu yakınlaşmadan Suriye konusunda bir çözüm bile çıkabilir.”

Bryza ayrıca Rusya’nın, Suriye’nin geleceği hakkında nasıl bu kadar söz sahibi olabildiği konusunda da görüşlerini dile getirdi:

“Birleşmiş Milletler Rusya’yı, Suriye’deki müdahalelerinde çocukların bulundukları okullara ya da yer altında kurulan hastanelere zırh delici bombalarla saldırmak gibi savaş suçları işlemekle suçluyor. Eğer Rusya gerçekten bu tür savaş suçları işlemekten kaçınır ve bunun yerine sorunun çözümüne yönelik siyasi bir yol ararsa, bu ideal olur. Ancak asıl sorun Amerika’nın, Birleşmiş Milletler’in ve müttefiklerin olaylara yeterince müdahil olmamasından kaynaklandı. Dışişleri bakanı Kerry aylarca bu soruna askeri bir çözüm olmadığını savundu. Şimdi de Rusya ve Esat’ın en azından soruna askeri çözüm getirdiklerini görüyoruz, çünkü en azından Halep’te savaşı onlar kazandı. Biz aslında Moskova’yı işlediği savaş suçlarından sorumlu tutmamız gerekiyordu. Ancak bunun için artık geç. Rusya’nın kendini barışı sağlamak adına arabulucu olarak göstermesinde artık bir sorun yok. Ancak Rusya bunu yaparken Ortadoğu’daki varlığını da arttırmaya çalışıyor ki bunda da bir sorun yok, çünkü Amerika, her konuda Rusya’dan çok daha güçlü. Yani Rusya’nın bölgedeki nüfuzunu arttırmaya çalışması sanıldığı kadar da tehlikeli değil.”

Rusya’nın aslında terör örgütlerini yok etmek gibi bir amacı olmadığını savunan Bryza, Putin’in Suriye’deki hedefleri arasında Ortadoğu’da daha fazla söz sahibi olmaya çalışmak olduğunu belirtti:

“Öncelikle Rusya’nın Ortadoğu’da yeterince söz sahibi olacak ne askeri, ne ekonomik ne de siyasi bir gücünün olduğunu düşünüyorum. Ancak Gürcistan ve Ukrayna’da gördüğümüz gibi, Rusya kendi bölgesinde yeterince söz sahibi. Bununla birlikte Rusya’nın terörle savaş yöntemleri Batı’nınkilerle örtüşmüyor. Rusya aslında terörle savaştığını öne sürerek, bir Esat’ın liderliğine devam etmesini sağlamaya, iki Ortadoğu’daki varlığını arttırmaya ve üç dünya liderlerine Amerika’nın aksine Rusya’nın Suriye çözümünde rejim değişikliğine gitmeyeceğini göstermeye çalışıyor. Bunlar Rusya’nın hedefleri. Rusya’nın gerçekten terör örgütlerini yok etmeye çalıştığını düşünmüyorum. Yani diğer bir deyişle Rusya, terörle mücadelesini Ortadoğu’da daha fazla söz sahibi olmak gibi kendi çıkarları için kullanıyor.”

Yeni seçilen başkan Donald Trump’ın, Rusya’la IŞİD’e karşı bir işbirliğine gidebileceğini söyleyen Bryza’ya göre, Suriye’deki Rus varlığının asıl nedenini kısa bir süre içinde anlayacak Trump, hayal kırıklığına uğrayabilir. Bunun sonucunda da Rusya ile yaşanılan gerilim tekrar tehlikeli boyutlara tırmanabilir:

“Rusya ve Amerika’nın IŞİD terörüne karşı birlikte hareket etmesi teoride harika olurdu. Ancak böyle bir olasılık görmüyorum. Aslında teröre karşı kurulacak her koalisyon olumlu. Rusya’nın terörle mücadele yöntemi Amerika’nınkinden çok farklı. Belki izleyicileriniz bana katılır ya da katılmaz, ama NATO ve Amerika terörle savaşırken sivil kayıpları önlemek ve olabildiğince az tutmak için elinden geleni yapar. Ancak Rusya, Halep veya Grozni’de de gözlemlediğimiz gibi, terörle mücadele ederken herkesi öldürüyor. Yeni göreve başlayacak Donald Trump’ın bir şekilde Rusya ile işbirliğine gideceğini umut ediyorum. Ancak IŞİD’i yenilgiye uğratmış olsa bile Esat’ın Suriye’deki görevine devam ettiğini ve IŞİD’den kalan boşluğu başka terör örgütlerinin doldurmaya çalıştığını göreceğiz. Esat rejimi Suriye’deyken ülke istikrarının sağlanması gerçekten zor. Bu nedenle de kısa bir süre sonra Trump’ın hayal kırıklığına uğradığını ve Rusya ile tekrar gerilimin tırmandığını görebiliriz. Hatta Donald Trump’ın Rusya politikasında Barack Obama’nın yaptığı gibi “Reset” yani “fabrika ayarlarına dönme” yöntemine gittiğini görebiliriz.

Obama yönetimi ve müttefiklerin en büyük hatasının Suriye sorunları karşısında pasif davranmak olduğunun altını çizen Bryza, uluslararası toplumun Rusya’yı artık işlediği savaş suçlarından sorumlu tutması gerekiyor:

“Amerika artık olayların dışında kaldı. Başkan Obama’nın en büyük hatası kendi kırmızıçizgilerinde yeterince diretmemek oldu ki, bunun kimyasal silahların kullanımı olduğunu biliyoruz. Bence Dışişleri Bakanı John Kerry ve Başkan Barack Obama, Rus Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov tarafından çok dahice aldatıldı. Lavrov, Kerry ve Obama’yı Suriye’nin elinde bulunan kimyasal silahların imha edilmesiyle insanlık dramının azalacağı yönünde ikna etti. Ancak bunun böyle olmadığını hepimiz biliyoruz. Bu nedenle Amerika’da kendini oyun dışına atmış oldu. Eğer IŞİD veya herhangi bir terör örgütünü yok etmek gibi bir niyeti olmayan Rusya ile işbirliğine gidersek, Amerika bu sefer tamamen oyun dışı kalacaktır. Umarım IŞİD’e karşı işbirliği devam eder ve ben bu görüşlerimde yanılırım. Ancak bence zamanla Rusya’ya gittikçe öfkesi artan bir Donald Trump göreceğiz. Washington’un da Suriye ve Ortadoğu’nun genelinde daha aktif bir siyaset izlediğine şahit olabiliriz.”

Türkiye’de Rus büyükelçiye düzenlenen suikastın ardında Amerika’nın olabileceği söylentilerini saçma olarak niteleyen Bryza, bu tür spekülasyonların Türk-Amerikan ilişkilerini zedelediğinin de altını çizdi:

“Bu olay da diğerleri gibi unutulacaktır. Ancak Türkiye’de bu olayın arkasında Rusya-Türkiye yakınlaşmasına karşı olan Amerika’nın olduğu algısının yayılmaya çalışılmasını üzülerek izliyorum. Bugerçekten saçmalık. Washington, Türkiye’nin Rusya ile sürtüşmesinden çok iyi ilişkiler içinde olmasını ister. Suriye’deki sorunların kısa bir süre içinde düzeleceğini düşünmüyorum. Putin, Donald Trump’ın saflık yaparak Rusya ile ilişkileri “fabrika ayarlarına” döndürmesinden yararlanmaya çalışacaktır. Ancak Trump’ın bu durumun farkına varmasıyla Washington ile Moskova arasında gerginliğin tehlikeli boyutlara çıkabileceğini düşünüyorum. Bu durumda da kızgın bir Trump’ın, Amerika’nın aslında uzun bir zamandır Rusya’ya karşı izlemesi gereken politikaları izlemeye başlayacağını düşünüyorum.”

Bryza, Rusya’nın Türkiye ile ilişkisini geliştirme nedeninin ardında enerji konusunun da yattığını söyledi. Amerika’nın eski Bakü Büyükelçisi Bryza’ya göre, Putin, Rus doğal gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştırarak, Azerbaycan ve Gürcistan’ı devre dışı bırakmaya ve onlar üzerindeki kontrolunu arttırmaya çalışıyor:

“Bence dolaylı da olsa Rusya ve Türkiye ilişkilerini güçlendiriyor. Ben büyük resme baktığımda Rusya’nın aslında enerji siyaseti güttüğünü, Türkiye ile ilişkileri güçlendirerek Gürcistan ve Azerbaycan’ı dışlamaya çalıştığını görüyorum. Türk Akımı projesiyle Rusya, Gürcistan ve Azerbaycan’a yatırım yaparak doğal gazı Kafkas boru hattından Avrupa’ya ulaştırma planı yapan şirketleri vazgeçirmeye çalışıyor. Büyük miktardaki Rus gazı Türk Akımı projesiyle Avrupa’ya ulaştırılmaya çalışılıyor. Bu şekilde Rusya ayrıca, Azerbaycan ve Gürcistan’ı kendi kontrolu altına da almaya çalışıyor. Bölünmüş Avrupa Birliği ve Türkiye’nin Rusya’yla yakın temasa geçmesiyle, Gürcistan ve Azerbaycan’ın da Türkiye ile ilişkilerinin giderek kötü etkileneceğinden korkuyorum.”

Türkiye’nin zor bir dönemden geçtiğini söyleyen Bryza, Türk siyasetçilerinin komşu Rusya ile ilişkileri güçlendirirken uzun dönem müttefikleri olan Amerika ve Batılı dostlarıyla ilişkilerinde de ödün vermemeye dikkat vermesi gerektiğinin önemini vurguladı.

Amerikanın Sesi

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*